لغتونه
فعلونه زده کړئ – Turkish
yukarı
Dağa yukarı tırmanıyor.
پورته
هغوی د غره پر مخ پورته ځوي.
sadece
Bankta sadece bir adam oturuyor.
یواځې
دلته یواځې یوه سړی نشستلی دی.
evde
En güzel yer evdedir!
کور کې
کور کې خوندوره ښکلی!
zaten
O zaten uyuyor.
اوس
هغه اوس خور شوی!
zaten
Ev zaten satıldı.
وروسته
مستقیم چل، وروسته وخت زیات شي.
yakında
O, yakında eve dönebilir.
ژر
یې ژر د کور ته وروسته شي.
daha
Daha büyük çocuklar daha fazla cep harçlığı alıyor.
نور
کوچنی اطفال نور جیبونه ترلاسه کړي.
uzun
Bekleme odasında uzun süre beklemem gerekti.
اوږد
زه اوږد ورته په انتظار کښې ناستم.
fazla
İş bana fazla geliyor.
ډېر
دغه کار زه ته ډېر شوی.
üzerinde
Çatıya tırmanıp üzerinde oturuyor.
پرېده
هغه په بڼو اوسیدلی او پرېده اندامېږي.
ne zaman
O ne zaman arayacak?
کله
کله یې زنګولی شي؟