المفردات
تعلم الأحوال – التركية
yarın
Kimse yarının ne olacağını bilmez.
غدًا
لا أحد يعلم ما سيكون عليه الأمر غدًا.
dışarı
Hasta çocuğun dışarı çıkmasına izin verilmiyor.
خارج
الطفل المريض لا يسمح له بالخروج.
sadece
Bankta sadece bir adam oturuyor.
فقط
هناك رجل واحد فقط يجلس على المقعد.
ilk
Güvenlik ilk sırada gelir.
أولًا
السلامة تأتي أولًا.
zaten
O zaten uyuyor.
بالفعل
هو نائم بالفعل.
aşağı
Suya aşağıya atlıyor.
لأسفل
هي تقفز لأسفل في الماء.
tekrar
Her şeyi tekrar yazıyor.
مجددًا
هو يكتب كل شيء مجددًا.
nereye
Yolculuk nereye gidiyor?
إلى أين
إلى أين تذهب الرحلة؟
birlikte
İkisi de birlikte oynamayı sever.
معًا
الاثنان يحبان اللعب معًا.
örnek olarak
Bu rengi, örnek olarak nasıl buluyorsun?
مثلاً
ما رأيك في هذا اللون، مثلاً؟
sıkça
Tornadolar sıkça görülmez.
غالبًا
الأعاصير غير مرئية غالبًا.