Vocabulary
Learn Verbs – Turkish
yalan söylemek
Herkese yalan söyledi.
lie to
He lied to everyone.
cevaplamak
O her zaman ilk cevap verir.
reply
She always replies first.
oy kullanmak
Seçmenler bugün gelecekleri hakkında oy kullanıyorlar.
vote
The voters are voting on their future today.
net görmek
Yeni gözlüklerimle her şeyi net görüyorum.
see clearly
I can see everything clearly through my new glasses.
saklamak
Paramı komidinde saklıyorum.
keep
I keep my money in my nightstand.
etrafa atlamak
Çocuk mutlu bir şekilde etrafa atlıyor.
jump around
The child is happily jumping around.
izlemek
Her şey burada kameralarla izleniyor.
monitor
Everything is monitored here by cameras.
katılmak
Kart oyunlarında düşüncenizi katmalısınız.
think along
You have to think along in card games.
tüketmek
Bir dilim pasta tüketiyor.
consume
She consumes a piece of cake.
çalışmak
O, bir erkekten daha iyi çalışıyor.
work
She works better than a man.
dokunmak
Ona nazikçe dokundu.
touch
He touched her tenderly.