Vocabulary
Learn Verbs – Turkish
yalan söylemek
Bir şey satmak istediğinde sık sık yalan söyler.
lie
He often lies when he wants to sell something.
özlemek
Kız arkadaşını çok özlüyor.
miss
He misses his girlfriend a lot.
ayrılmak
Gemi limandan ayrılıyor.
depart
The ship departs from the harbor.
sahip olmak
Kırmızı bir spor arabaya sahibim.
own
I own a red sports car.
izin vermek
Baba onun bilgisayarını kullanmasına izin vermedi.
allow
The father didn’t allow him to use his computer.
kaçmak
Bazı çocuklar evden kaçar.
run away
Some kids run away from home.
sipariş etmek
Kendi için kahvaltı sipariş ediyor.
order
She orders breakfast for herself.
kabul etmek
Bunu değiştiremem, bunu kabul etmek zorundayım.
accept
I can’t change that, I have to accept it.
ölmek
Filmlerde birçok insan ölüyor.
die
Many people die in movies.
çalışmak
Motosiklet bozuldu; artık çalışmıyor.
work
The motorcycle is broken; it no longer works.
tekrarlamak
Bunu lütfen tekrarlar mısınız?
repeat
Can you please repeat that?