Vocabulary
Learn Verbs – Turkish
karıştırmak
Sebzelerle sağlıklı bir salata karıştırabilirsiniz.
mix
You can mix a healthy salad with vegetables.
karşısında bulunmak
Orada bir kale var - tam karşısında!
lie opposite
There is the castle - it lies right opposite!
ait olmak
Eşim bana aittir.
belong
My wife belongs to me.
elde etmek
Çocuklar sadece cep harçlığını elde ederler.
have at disposal
Children only have pocket money at their disposal.
aramak
Sonbaharda mantar ararım.
search
I search for mushrooms in the fall.
açık bırakmak
Pencereleri açık bırakanlar hırsızları davet eder!
leave open
Whoever leaves the windows open invites burglars!
içmek
O çay içiyor.
drink
She drinks tea.
dışarı çıkmak
Çocuklar sonunda dışarı çıkmak istiyor.
go out
The kids finally want to go outside.
altını çizmek
İddiasının altını çizdi.
underline
He underlined his statement.
taşımak
Eşek ağır bir yük taşıyor.
carry
The donkey carries a heavy load.
unutmak
O, geçmişi unutmak istemiyor.
forget
She doesn’t want to forget the past.