Vocabulário
Aprenda verbos – Turco
atmak
Çekmeceden hiçbir şey atmayın!
jogar fora
Não jogue nada fora da gaveta!
cesaret etmek
Uçaktan atlamaya cesaret ettiler.
ousar
Eles ousaram pular do avião.
seçmek
Doğru olanı seçmek zor.
escolher
É difícil escolher o certo.
bırakmak
Sahipleri köpeklerini benimle yürüyüşe bırakıyor.
deixar
Os donos deixam seus cachorros comigo para um passeio.
bitirmek
Kızımız yeni üniversiteyi bitirdi.
terminar
Nossa filha acaba de terminar a universidade.
harcamak
Tüm parasını harcadı.
gastar
Ela gastou todo o seu dinheiro.
oturum açmak
Şifrenizle oturum açmalısınız.
entrar
Você tem que entrar com sua senha.
aramak
Sadece öğle arasında arayabilir.
ligar
Ela só pode ligar durante o intervalo do almoço.
oynamak
Çocuk yalnız oynamayı tercih eder.
brincar
A criança prefere brincar sozinha.
imzalamak
Lütfen buraya imzalayın!
assinar
Por favor, assine aqui!
ihtiyaç duymak
Susadım, suya ihtiyacım var!
precisar
Estou com sede, preciso de água!