Vocabulary
Learn Verbs – Turkish
izlemek
Her şey burada kameralarla izleniyor.
monitor
Everything is monitored here by cameras.
talep etmek
Tazminat talep ediyor.
demand
He is demanding compensation.
net görmek
Yeni gözlüklerimle her şeyi net görüyorum.
see clearly
I can see everything clearly through my new glasses.
üzerine atlamak
İnek başka birinin üzerine atladı.
jump onto
The cow has jumped onto another.
başlatmak
Boşanmalarını başlatacaklar.
initiate
They will initiate their divorce.
yavaş çalışmak
Saat birkaç dakika yavaş çalışıyor.
run slow
The clock is running a few minutes slow.
dışarı koşmak
Yeni ayakkabılarıyla dışarı koştu.
run out
She runs out with the new shoes.
seyahat etmek
Dünya çapında çok seyahat ettim.
travel around
I’ve traveled a lot around the world.
unutmak
O, geçmişi unutmak istemiyor.
forget
She doesn’t want to forget the past.
sınırlamak
Diyet yaparken yiyecek alımınızı sınırlamanız gerekir.
limit
During a diet, you have to limit your food intake.
boyamak
Dairemi boyamak istiyorum.
paint
I want to paint my apartment.