çekmek
Kızakı çekiyor.
당기다
그는 썰매를 당긴다.
ayakta kalmak
Artık kendi başına ayakta kalamıyor.
일어서다
그녀는 혼자서 일어설 수 없다.
konuşmak
Sinemada çok yüksek konuşmamalısınız.
말하다
극장에서는 너무 크게 말하지 않아야 한다.
aşmak
Balinalar ağırlıkta tüm hayvanları aşar.
능가하다
고래는 무게에서 모든 동물을 능가한다.
inanmak
Birçok insan Tanrı‘ya inanır.
믿다
많은 사람들이 하나님을 믿는다.
söndürmek
İtfaiye, yangını havadan söndürüyor.
싸우다
소방서는 공중에서 화재와 싸운다.
yanmak
Şöminede bir ateş yanıyor.
타다
벽난로에 불이 타고 있다.
yalan söylemek
Acil bir durumda bazen yalan söylemek zorundasınızdır.
거짓말하다
때로는 긴급 상황에서 거짓말을 해야 한다.
çalışmak
Kızlar birlikte çalışmayı sever.
공부하다
여자아이들은 함께 공부하는 것을 좋아한다.
konuşmak
Arkadaşıyla konuşmak istiyor.
말하다
그녀는 그녀의 친구에게 말하고 싶어한다.
tamir etmek
Kabloyu tamir etmek istedi.
수리하다
그는 케이블을 수리하려 했다.
istemek
Çok fazla şey istiyor!
원하다
그는 너무 많은 것을 원한다!