yalan söylemek
Acil bir durumda bazen yalan söylemek zorundasınızdır.
거짓말하다
때로는 긴급 상황에서 거짓말을 해야 한다.
tartışmak
Meslektaşlar problemi tartışıyorlar.
논의하다
동료들은 문제를 논의합니다.
kolaylaştırmak
Tatil hayatı kolaylaştırır.
편하게 하다
휴가가 생활을 더 편하게 만든다.
durmak
Dağcı zirvede duruyor.
서다
산악인은 정상에 서 있다.
dışarı atlamak
Balık sudan dışarı atlıyor.
뛰어나가다
물고기가 물 밖으로 뛰어나온다.
inanmak
Birçok insan Tanrı‘ya inanır.
믿다
많은 사람들이 하나님을 믿는다.
taşınmak
Yeni komşular üst kata taşınıyor.
이사하다
위층에 새 이웃들이 이사 온다.
teklif etmek
Balığım için bana ne teklif ediyorsun?
제안하다
내 물고기에 대해 어떤 것을 제안하고 있니?
taşımak
Bisikletleri araba çatısında taşıyoruz.
운송하다
우리는 자전거를 차 지붕에 올려 운송한다.
durmak
Kırmızı ışıkta durmalısınız.
멈추다
빨간 불에서는 반드시 멈춰야 한다.
hayal etmek
Her gün yeni bir şey hayal ediyor.
상상하다
그녀는 매일 새로운 것을 상상한다.
ayrılmak
Lütfen şimdi ayrılma!
떠나다
지금 떠나지 마세요!